Devlet borcunu ve bütçe açığını azaltma adına saldırı paketinin çıkarıldığı bir süreçte 1 Mayıs’ı kutlayacağız. Kamu borcunun neden arttığını gizleyen Hükümet faturayı gene emeklilere, çalışanlara, kısaca emeğiyle geçinenlere kesti. Halka Tasarruf yapmalıyız diyen Hükümet 105 yeni BMW 740d satın alıyor.
HALK TASARRUF YAPARKEN, HÜKÜMET YETKİLİLERİ LÜKS OTOMOBİLE BİNECEK. Bu lüks araçların bütçeye, yani halka maliyeti yaklaşık 8 milyon Avro. Tasarruf yapmassak durum vahim diyen yetkililerin kime ne reva gördükleri böylelikle daha anlaşılır oldu. Bu da yetmedi Krize neden olan banka ve büyük firmaları kurturmaya devam ediyorlar. Hypo Alpe Adria bankasını iflastan kurtarma’nın halka maliyetinin de yaklaşık 10 milyar Avro olacağı artık kesinleşmiş durumda. Pişkinliğin böylesine son dönemlerde oldukça sık rastlar olduk. Bir örneği de yurt dışına kaçırılan vergilerin diplomat pasoportları eliyle gerçekleştiği olayında yaşadık....
Devamını oku...
Hamdullah Keser Pozantı M Tipi Çocuk Cezaevi'ndeki çocuklara yönelik cinsel istismar ve fiziksel şiddet uygulamalarının yankısı sürerken, 4 yıl önce 13 yaşındayken 4,5 ay Pozantı Cezaevi'nde tutuklu kalan V. Y. 2008 yılında yaşadıklarını anlattı. V.Y. yaşananların sadece Pozantı ile sınırlı olmadığına dikkat çekerek, Tarsus C Tipi Cezaevi'nde de işkence ve kötü muameleye uğradıklarını belirtti. V.Y., 2 Mart 2008 tarihinde Mersin'in Tarsus İlçesi Bağlar Mahallesi'nde 5 kişiyle birlikte gözaltına alındığını belirterek, gözaltı sırasında polislerin kendisine ve arkadaşlarına işkence yaptığını söyledi. V. Y., "Mahallede gösteri vardı. Gösteri sonrasında polisler evlere girerek herkesinin eline ve vücuduna bakıyorlardı. Benim de sırtım sıcak olduğu için polis tarafından mahallede darp edilerek ve sürüklenerek gözaltına alındım. Ben ve arkadaşlarım karakolda da işkence ve kötü muameleye maruz kaldık" dedi.
Devamını oku...
Pozantı Belediye Başkanı Mustafa Çay, kamuoyunu ve siyasileri harekete geçiren Pozantı Cezaevindeki insanlık dışı muamelelerin hesabını soracağına gazetemiz Evrensel, Özgür Gündem ve Dicle Haber Ajansını hedef gösterdi. Çay, “Bunlar PKK terör örgütünün yayın kuruluşları” diyerek basını hedef gösterdi. Belediye başkanının açıklamalarına gazeteci örgütleri, siyasi partiler ve insan hakları örgütleri tepki gösterdi. Pozantı Belediye Başkanı Mustafa Çay, cezaevi ile ilgili yayınların mesnetsiz olduğunu iddia ederek “Pozantı’nın adını karalamaya kimsenin hakkı yok” dedi. Cezaevinde yatmış çocukların görüşlerine dayanan haberleri, “Hiçbir maddi delile dayanmayan karalama ve linç yaklaşımı” şeklinde değerlendiren Çay, hepsi imzalı çıkan haberlerin kimler tarafından kaleme alındığının dahi belli olmadığı iftirasında bulundu. Kendi ilçesinde yaşanan bu insanlık dışı olayı araştıracağına basını hedef göstermeyi seçen Çay, “Yasa dışı PKK terör örgütünün yayın kuruluşları olduğu bütün kamuoyu tarafından bilinen Evrensel, Özgür Gündem ve Dicle Haber Ajansı tarafından haberleştirilip gündeme taşınan bu mesnetsiz ve gayri ahlaki yaklaşımı şiddetle kınıyoruz” diye konuştu.
Devamını oku...
1993‘ün 2 Temmuzunda 35 aydının yakılarak katledilmesiyle ilgi davada mahkeme, “zaman aşımı” nedeniyle davanın düşmesine karar verdi. Davanın savcısına göre, 15 yıllık zaman aşımı süresi, 2 Temmuz 2008’de doldu! Mahkeme savcının isteğini haklı buldu. Böylece hâlâ yakalanmamış olan 7 kişi hakkındaki dosyalar da kaldırıldı! Sivas’ta işlenen bir “insanlık suçu”, “insanlığa karşı işlenmiş bir suç” bu yüzden de “zaman aşımı” iddiası boş bir iddia.Mahkemenin böyle karar vermesi elbette davanın seyri bakımından önemlidir. Ancak bundan da önemlisi hükümetin ve hükümet partisinin bu konudaki tavrıdır. Çünkü Hükümet ve AKP, dava zaman aşımına doğru giderken hiçbir önlem almamış, hatta “bunu önleyelim” diye yasal bir düzenleme getirmek isteyenleri de geri çevirmişlerdi. Kısaca Sivas davasında “zaman aşımına” oynadılar. Bunun da ötesinde AKP ve ona yakın duran çevreler; Sivas’ta 35 aydının katledilmesinde yerel yöneticilerin ve oteli ateşe veren güruhun rolünü basitleştirerek, olup biteni bir “derin devlet provokasyonu” olarak göstermeye çalışmıştır. Daha AKP ortada yokken AKP’nin öncülü olan RP olanları çarpıtarak, katliamın asıl faillerine kol kanat gerip onların ...
Devamını oku...
Wo Unrecht zu Recht wird, wird Widerstand zur Pflicht – dieses Zitat von Bertolt Brecht benutzte Aggeliki Erotokritou von der griechischen NAR (Neue Linke Strömung), als sie das Grußwort zur 8. Bundeskonferenz der DIDF Jugend überbrachte. Unrecht und Widerstand waren zwei von vielen Worten, die die Bundeskonferenz und seine Teilnehmer in den drei Tagen, vom 24. bis 26. Februar, in Köln prägten. Denn darum geht es doch in der Arbeit der DIDF Jugend – Unrecht zu bekämpfen und Widerstand zu organisieren.
Devamını oku...
AYRIMCILIĞA KARŞI EŞİTLİK! MİLLİYETÇİLİĞE KARŞI ORTAK YAŞAM İSTİYORUZ!
8 Mart 1857’de New York’da dokuma işçisi kadınların, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve süresinin azaltılması ve eşit işe eşit ücret talepleriyle greve gitmesinin üzerinden yıllar geçti. Ama bugün hala bu talepler güncelliğini koruyor. Dünyanın en zengin ülkelerinden Avusturya’da hala yüzbinlerce kişi yoksulluk içinde yaşıyor, düşük ücretli işlerde, en temel hak ve güvencelerden yoksun çalışmak zorunda kalıyor. Sağlık, eğitim, emeklilik alanlarında bir biri ardına yaşama geçirilen uygulama ve hak gaspları zaten zor olan yaşam koşulları daha da zorlaşıyor. Kadınlar aynı işi yapmalarına karşın erkeklere göre ortalama yüzde 23 daha düşük ücret alıyorlar. Üstelik kiralık ve taşeron işler nedeniyle bu talep giderek daha da acil hale geliyor. Bu nedenle Göçmen Kadınlar Birliği olarak eşit işe eşit ücret, yeterli gelir ve asgari ücret talep ediyoruz. Herkese parasız eğitim ve sağlık hakkı istiyoruz.
Devamını oku...

TASARRUF PAKETİNE KARŞI YÜRÜYÜŞ Cumartesi (Samstag), 3. 03. 2012 Saat 11:00 Buluşma noktası: Europaplatz (Westbahnhof, Wien)
EKONOMİK SALDIRI PAKETİ AÇIKLANDI! DAHA FAZLA İŞSİZLİK VE YOKSULLUK KAPIDA! SPÖ-ÖVP arasında haftalardır süren tartışmalar nihayet sona erdi. Aslında kayıkçı dövüşünü andıran tartışmalar işin sadece göstermelik boyutuydu. Fatura’nın emekçi halklara çıkarılacağı rengini haftalar öncesinden belli etmişti. Paketin adı her ne kadar “tasarruf” olsa da tasarruf olmaktan öte bir anlam taşıyor. Hükümet bu paket’le 26,7 milyar Avro gelir elde etmeyi planlıyor. Şubat ayı sonunda Bakanlar kuruluna gelecek paket Mart Ayında parlamentoda görüşülecek.
Bildiriyi Indir
Devamını oku...
21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle bir açıklama yapan Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, Dünya Anadil Günü'nün baskı, yasak ve asimilasyon politikalarının devam ettiği koşullarda kutlandığını belirterek, anadilde eğitimin önünün açılması gerektiğini söyledi.
‘TEKÇİ ZİHNİYET ÜLKEYİ ÇÖLE DÖNÜŞTÜRDÜ’ “Dünya Anadil Günü’nde Türkçe’nin karşı karşıya bulunduğu sorunları dile getiren, emperyalist kültürün diller
Devamını oku...
|